İçeriğe geç

‘Eğrisi Doğrusu’ Nedir?

Kategori: Uncategorized

Kendimi bildim bileli kelimelerle haşır neşir* olmaktan hep büyük bir keyif duydum. Kelimeler dünyasının kapısını aralayan en mühim anahtar olan kitapları da aynı şekilde büyük bir muhabbetle sevdim. Bir hocamızın veciz ifadesinde arz olunduğu gibi: “fıtrî-ızdırarî bir sevgi idi bu; kesbî-ihtiyarî değil.”

Kelimelerle cedelleşmek*, onları yapısöküme tâbi tutmak ve onlar üzerine düşünmek tutkuyla bağlandığım bir düşünsel aktivite oldu her daim. Kelimelerin yalnızca yapısı, etimolojisi veya telaffuzu ile değil aynı zamanda manası, derinliği, üzerinde taşıdığı tarihsel yükü ve hatta hikayesi ile de ilgilenmeye gayret ettim.

Gündelik hayatımızda her gün belki de yüzlerce kez kullandığımız çok temel bazı kelimelere bile takılır, o kelimeleri art arda 5-10 kere söyleyince bir anda o kelimenin bana nasıl yabancılaştığını taaccüble tecrübe eder hatta bazen kısa süreli olarak manalarını dimağımda kaybederdim. Konuşurken sık sık muhataplarımı durdurur: ‘Şu kelimeyi kullandın ama manasını bildiğine emin misin?’ şeklinde sorularla onları dumura* uğratırdım. Fakat, kelimelerin bize anlaşabilmemiz için verildiği hakikatini göz önünde bulundurarak bu hasleti bir obsesyondan ziyade bir hobiye dönüştürmeye gayret ettim.

Evet, kelimelerin bize ‘verildiğine’ inananlardanım. Kelime insanı diğer varlıklardan ayıran bir nimettir. Yaratıcının kelimelerini bize aktaran Kuran-ı Kerim’de Allah, yarattığı ilk insan olan Adem’i diğer yaratılmışlara ilan ederken ona “eşyanın isimlerini”, yani kelimeleri öğrettiğini belirterek onu neden üstün kıldığına bir izah getirmektedir. Âdem ve Havva yasak meyveyi yiyip de üryan düşünce onlara hangi kelimelerle Rabb’lerine iltica edeceklerini öğreten de O’dur. Yine Kuran’da birden fazla yerde “Meryem oğlu Mesih İsa, ancak Allah’ın elçisi ve kelimesidir.” denilerek Hazreti İsa bu tavsif ile farklı bir noktada konumlandırılmıştır.

Kelime önemlidir.  Arapça kelime’nin kökü aynı zamanda ‘yaralamak’ anlamına da gelmektedir. Diğer bir ifadeyle kelime, tetiği çok hassas olan bir silah gibidir; dikkat edilmezse yaralayıverir.

Fakat yine kelime’dir yerlerle gökleri bir arada tutan

ve yine kelimedir insanla Yaratıcı arasında vasıta olan:

Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı

Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz  

diyen Yunus Emre haksız mıdır?

Söylenen hiçbir kelimenin kâinatta kaybolmadığı, bir yerlerde Sur-ı mahşer’i beklediklerini söyler büyükler. Bilim bu hususta ne der bilmemekle birlikte, yoktan var vardan yok etmenin sadece Allah’a mahsus olduğuna inananlar için büyüklerimize inanmak pek de zor olmasa gerektir. O halde sözün ağırlığı kelimelerden meydana gelen terkip ve cümlelerin özenle seçilmesiyle doğrudan ilintili olsa gerektir.

Yuhanna İncili “Başlangıçta ‘Logos’ vardı. Logos Tanrı ile birlikteydi ve Logos Tanrıydı” şeklinde başlar. Logos eski Yunanca söz anlamına geldiği gibi akıl, mantık anlamlarına da gelebilen bir kelimedir. Bu sebeple “Başlangıçta logos vardı” sözü “Başlangıçta söz vardı” anlamına gelebileceği gibi, “Başlangıçta akıl vardı” yahut “Başlangıçta mantık vardı” anlamlarına da gelebilir.

İnsan kelimelerle düşünür. O yüzden bir dil/kültür için vazgeçilmez sayılabilecek bazı kelimeler bir başka dilde karşılıksız kalabilir. Zamanında o insanlar bu kelimenin karşıladığı manaya ve duyguya ihtiyaç duymamış, dolayısıyla o dilde öyle bir kelime hiçbir zaman vücut bulmamış olabilir. Sonraki nesiller de o kelimeden mahrum oldukları için, o manadan da mahrum olagelmişlerdir.

Sözün özü; özün sözü kelimedir.

– – – 

Eğrisi Doğrusu projesinde elimden geldiğince; dilim döndüğünce aklım başıma devşirildiğinden bugüne kadar üzerine düşündüğüm kelimeler bütünü hakkında denemeler yazmaya gayret edeceğim.

Sizlerin de değerli katkılarıyla ve geri dönüşleriyle zenginleşeceğini umduğum bu proje günün birinde kağıdın sıcak hamuruyla da buluşmaya namzet ve hasrettir. 🙂

Gayret bizden, tevfik O’ndan!

NOT: Sonuna * işareti konmuş kelimeler ilerleyen süreçte denemelere konu(k) olacaktır.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir